Bir önceki yazımda millet olarak olayları abartmayı seven bir milletiz demiştim. Bu görüşe yeni ve hassas bir örnek. Sigara yasağı. Bu yasak ilk çıktığında eyvah, uygulanması imkânsız bir karar diye düşündüm. Kısa sürede yanıldığımı sevinerek anladım. Sevindim çünkü karar doğru ancak uygulanamaz diye düşünüyordum. Uygulanması gerçekten ülkeye çok şey kazandırdı. Şöyle bir hafızamızı yoklayalım. Otobüste, trende, lokantada kapalı alanlarda sigara içiliyordu. Şimdi içilmiyor. Arada ne kadar fark olduğunu anlatmaya gerek yok. Bu karar büyük ölçüde uygulanıyor. Bazı yerlerde uygulanmıyorsa da azınlıkta olup, bunları istisna kabul edebiliriz. Şimdi yeni yasaklar hazırlanıyor. Coştuk bir kere bizi kimse tutamaz. Kapalı alanda yasakladık tuttu, o zaman açık alanda da yasaklayalım. Düşünülen yeni yasakların haberini okudum. Bazı anlaşılır tarafları var da, açık alanda sigara yasağını anlamakta zorlanıyorum. Her zaman söylerim: Hukukun üstünlüğü her şeyin önündedir. O olmadan huzur olmaz. Hukukun üstünlüğü her zaman yasaklarla elde edilmez. Bazen teşvik yasaktan daha etkili olabilir. En tehlikelisi de var olan hukukun uygulanmaması. Bu durumda insanların hukuka olan güvenleri kaybolur. Durulmaz levhaları buna örnek verilebilir. Birçok yerde durulmaz levhası vardır, ancak bakarsınız araçlar yol boyunca park etmiş. Karışan yok, soran yok. Nasıl bir anlayış? Neden böyledir? O park yasağını asan ve o yasağı koyanlar da bunun uygulanmayacağını bilirler. Cazip bir alternatif üretirsin de Yasak koyarsın tamam. Ne halin varsa gör der gibi yasak koyarsan, yasağı delerler sen de bir şey yapamazsın. Aynı şey sigarada uygulanacak gözüküyor. Başarılı olmuş bir karar, aşırı yasaklarla zarar görürse yazık olur. Açık havada sigara yasağı koy da, buna kaç kişi uyacak, cezayı kim kesecek, cezayı kesecek görevli ile sigara içen arasında çıkacak tartışmalara değer mi? Bir süre sonra bu yasak ta park yasağı başarısızlığına dönüşürse yazık olmaz mı? Sesimi ne kadar duyarlar, duyarlarsa da ne derece dinlerler belli değil ama ben yine de yetkililere seslenmek istiyorum. Hukukun üstünlüğü için, yasakları koyarken uygulayıcılara da sorun. Attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değer mi? Bu yalnız sigara yasağı için değil, her yasak için geçerli. Genellikle yasa koyucu iktidar partisinden olur. Muhalefet gelen her teklife itiraz eder. İktidar da görüş muhalefetten geldiği için reddeder. Uygulayıcıya çoğu zaman sorulmaz. Halkı dinleyen yok diyebiliriz. Masa başında karar verilir. Sahaya inince iş değişir. Bir süre sonra tam tersi bir karar çıkabilir. Hukuk yaz, boz tahtasına döner. Adına da hukuk denir. Bazen hukuk guguk olur ne yazık ki. İktidar, güç bende, ben ne dersem o olur der. Muhalefet, alternatif üretmek yerine her şeye itiraz eder. Her iki tarafın da onaylayıcıları yanı başlarında. Padişahım çok yaşa diye diye koca imparatorluğu batırmadık mı? İşin kötüsü batacak imparatorluk ta kalmadı. Bir avuç toprağımız var. Aklımızı başımıza alma zamanı gelmedi mi? Ey iktidar, evet güç sende ve demokrasiye yani halkın tercihine saygımız var, unutma ki seni de istemeyen ciddi bir kitle var ve onlar da bizim insanımız. Ey muhalefet, sen de söz sahibi olmak istiyorsan çözüm üret, suçlu bulma, suçlasan da halkın bu iktidara olan desteği devam ediyor. Çünkü muhalefeti çare olarak görmüyoruz. Bütün bu olumsuz örnekler hukukun üstünlüğünü zedeliyor. Lütfen önce kendimize, sonra karşı görüştekilere, hukuka ve haklıya saygılı olalım. Unutmayalım hukuk bir gün bize de gerekecektir. Başka TÜRKİYE yok ve bu güzelim ülke hepimize yeter. Bu kafayla gidersek, hiç birimize bir şey kalmayacak.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.