Toplumun büyük bir bölümünün oynanan tiyatroyu seyretmesi üzerine yazı yazıp yazmamakta bazen tereddüt ediyorum. Her kes bir düzen tutturmuş gidiyor ve çoğunluk, düzeninin bozulmasını istemiyor. Anlatacaklarım aslında hepimizin bildiği ancak, farkında değilmişiz gibi davrandığımız konular. Bazen önemsemiyoruz, bazen önemsiyor gibi gözüküyoruz. Ama genelde pek bir şey yapmıyoruz. Konu aslında çok önemli ve bir yazıya sığmayacak kadar detaylı. Ancak en kısa şekli ile farkındalığımızı sağlayacak birkaç konuya değinmek istiyorum. Bankalarla başlayalım. Kredi kartı alış veriş faizinin yüksekliğinden rahatsız olmayan var mı? Bildiğiniz gibi asgari tutarı ödediğiniz zaman, bakiye borcunuz için ciddi bir faiz ödersiniz. Bu genellikle mevcut enflasyon ve mevduat faizi oranlarının çok üstündedir. Bunu hepimiz biliriz. Devleti temsil eden hükümetler de bilir. Muhalefet te bilir. Bilir de kimse gerçek anlamda adım atmaz. Ya önemsemez, ya da önemsemiş gibi görünür. Tüketici haklarını koruyan derneklerden vs. söz etmek dahi istemiyorum. Onlar müdahil olmadan önce, yıllık işletim ücretleri 10, 15 lira civarı idi. Sağ olsunlar onlar müdahale etti, yani görünürde haklarımızı savundular. Yasalar çıkarttırdılar. Sonuçta yıllık işletim ücretleri yaklaşık 8-10 kat arttı. Bazı bankalar itiraz edince kestiği parayı geri ödüyor. Bazıları bu parayı kesmek zorundayım gibi cevaplar veriyor. Sonuçta olan bizlere oluyor. Bankalar mudilerinden ( Hesap sahiplerinden ) her fırsatta para kesiyor.  Şimdi kendilerini aştılar, kestikleri az geldi, çalışmayan hesaptan da para kesmek istiyorlar ve parayı bulduklarında da kesiyorlar. Adamlar bunu habersiz yapmıyorlar tabi (!) Keseceğiz diyorlar ve kesiyorlar. Yani yasalara uygun iş yapıyorlar(!)  Sonra işin yoksa uğraş dur. Önce bankayla uğraş, olmadı Kaymakamlığa git, olmadı mahkemeye git. Kazara davayı kazansan bile aynı hakka sahip olanlara dava örnek teşkil etmesine rağmen, her hak sahibinin ayrı ayrı başvurması gerekiyor. Böylece belki de milyonlarca hak sahibi hakkını alamıyor. Burada banka, yasaya göre haksız kazanç elde ettiğinde, hele karar çıkmış olmasına rağmen sırf başvurmadı diye hak sahibine parasını iade etmediğinde; parayı zimmetine geçirmiş olmuyor mu? Banka belki de milyonlarca liraya haksız şekilde konuyor, sonra da Adalet yerine geldi tiyatrosu sahneleniyor ve hepimiz seyrediyoruz. Adalet nasıl yerine gelir? Bir banka haksız yere bir kesinti yaptığında, çıkan karar yalnız örnek teşkil etmekle kalmaz, bankaya bu ve buna benzer kesintilerinin tümünü başvuru olmaksızın hak sahibinin hesabına iade etme yükümlülüğü getirilir ve bunu yerine getirmeyenlere yüklü cezalar verirsen bak bakalım bir daha bu tür işleri yapan kalır mı? Keserken hesaptan hemen alıyorsun, sormuyorsun bile. Sadece bilgi veriyorsun. Sıra ödemeye gelince gel başvur diyorsun. Bu nasıl bir anlayış? Zaten hukuk anlayışını bir türlü anlamış değilim. Dava açan davayı kazanıyor. Yani bankanın haksız kesinti yaptığına hükmediliyor. Aynı banka, benden de aynı şekilde haksız kesinti yapmış. Benim bu hakkımı alabilmem için başvuruda bulunmam gerekiyor. Başvurmaz isem benim param bankaya kalıyor. Benim gibi milyonların hakkı kalıyor. Böyle bir hukuk olur mu? Bütün bunları; mevcut yönetimleri eleştiren Barolar Birliği, hukukçular, hakimler, savcılar vb. bilmiyor mu? Bal gibi biliyor. Ancak bir çoğumuz sahnelenen oyunda yerimizi alıyor ve rolümüzü oyunuyuz. Sonra da adaletten, haktan, hukuktan söz ediyoruz. Bütün bunları düzeltmek çok basit aslında. Önce şahsi menfaatimizi bir yana bırakacağız. Sonra, iktidarı, muhalefeti ve tüm akil insanlar; üzerine düşeni yapacak. O zaman her şey hızlıca düzelir. Ancak, şimdi yapılan ne? Hayat, bir tiyatro gibi. İnsanlar rolünü oynuyor ve kenara çekilip seyrediyor. Çoğunluk çatışma kültürünü seçmiş. Hakaretlerin bini, bir para. Yani biri diğerini yok sayıyor, diğeri onu yok etmeye çalışıyor. Benim bir inancım var, yok etmek isteyen yok olur. Allah sonumuzu hayır etsin.  

En derin muhabbetle herkese saygılarımı sunuyorum.

M. Hatip ERKINAY

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.