SOKAK TERÖRÜ TUZAKTIR,ÇÖZÜM SİYASETTİR.
Tarih'i 'tekerrür'diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı,tekerrür mü ederdi ? diyor milli şairimiz.
"Bir yerde bir olay oluyorsa,o tesadüf değil öyle planlandığı içindir"diyor (Roosevelt)
Yaşadığımız darbelerler,kaos ve kargaşalar, ekonomik buhranlar,politik çalkantılar öncesinde, her zaman ilk önce sokakları karıştırılar,sonra kurtarıcı gibi gelirler.
Böyle gelenler hiç bir zaman bu milletten yana olmadı.
Efendimizin,müümin bir delikten iki defa ısırılmaz uyarısına rağmen,biz aynı delikten kaç kez ısırıldık bilmiyoruz.
Artık ısırılmaya devam edemeyiz,çünkü ısırılmadık yerimiz kalmadı.
Kaybeden yine ülke ve millet olarak biz oluyoruz.
Çünkü,hayatımızın yarısını kötü yöneten iktidarlar etkiliyorsa,diğer yarısınıda bu durumu kaos ve kargaşaya çevirip yönetime gelen(el koyan) kurtarıcı olduğunu iddia edenler etkiliyor.
Şunu bilmeliyiz ki,yeryüzünde büyük bir kavga var.
Bir yanda medeniyet kavgası,diğer yanda ekmek kavgası.
Bu kavga dünyanın her köşesinde,her alanda, alabildiğine devam ediyor.
Kavganın içeriğini ve büyüklüğünü kavramadan girişilen her eylem,sonucu tarifsiz zararlarla sonuçlanabilir.
Kavganın boyutunun bu denli büyük olduğu bir sorunda sokakta çözülemez.
İkisininde çözümü;sokak değil,siyasettir.
Biz mücadelemizi ülkenin ve milletin menfaatine faydalı olacağına inandığımız bir siyasi hareketle sürdürmeliyiz,ülkeye ve millete faydalı olmak için.
Tarih boyunca ülkeler ve milletler,(oyun dışardan kurulmuş olsa bile)daha çok iç dinamikler eliyle tahrip edilmiştir.
Elbette yürüyüş yapmakta,kırmadan dökmeden yanlışı haykırmakta,tasvip etmediğimiz faaliyetlere karşı yazılı veya sözlü mücadele etmekte lazım.
Ancak aynı zamanda bu sıkıntıları çözebilecek iradeyi ortaya koyabilmeliyiz ki,şikayetçi olduğumuz şeylerden kurtulabilelim.
Bununda adresi siyasi arenada yer almaktır,sokaktaki kargaşada değil.
Böyle bir süreçte hiç bir sıkıntı yokmuş gibi davranmaktan vazgeçip,iş,eylem ve söylemlerimize dikkat etmek ve bilgi kirliliğinden uzak durmak,doğru bilgiye ulaşmak için dikkat etmek gerekir.
Yakın tarihimizde şunu gördük ki;
Irak'ı parçalamak için önce sokakları hareketlendirdiler.
Suriyeyi parçalamak için önce sokakları hareketlendirdiler.
Libya yı parçalamak için önce sokakları hareketlendirdiler.
Bizim ülkemizde her darbe öncesi sokakları ısındırdılar.
Şimdi ise hem İran da sokakları hareketlendirdiler hemde Suriyede ki olaylar üzerinden ülkemizde vizyona sokmaya çalışıyorlar.
Ne yazık ki yıllardır islam kardeşliği ile kader birliği yapmış bazı müslümanların çocuklarını islam'dan uzaklaştırarak çeşitli terör örgütlerinin arkasından saf tutturarak.
Biz daha ne kadar aynı delikten ısırılmaya devam edeceğiz.
Çünkü sokağa çekilen insan birey olmaktan ve düşünme melekelerinden uzaklaşmış,sokaktaki yönlendiricilerin emir komuta zincirine girmesi sağlanmıştır.
Ve nerede duracağını kestirecek durumda değildir.
Kendine geldiğinde en büyük zararı ülkesine,milletine,tarihine,inanç değerlerine ve kendisine verdiğine inanmayacak haldedir artık.
Bu ülkenin çeşitli kurumlarında görev yapmış bir çok olay yaşamış bir zat şöyle diyordu !
Bir ülkede en karışık işleri ülkesini en çok sevdiğini söyleyen insanlara yaptırırlar.
Öyleyse neyi sevdiğini biliyorsan,davranışlarınıda ona göre belirleki,sevdiğin değerleri ateşe atmayasın ve sevdiğinin katili olmayasın.
Unutma ki,düşmanın en büyük gücü askeri, teknoloji ve ekonomik gücü değildir.
Düşmanın en büyük gücü her hangi bir yerde çıkarabileceği kaos ve kargaşalardır,birde işbirlikçileridir.
Bu nedenle sokağa çekilmek istenmen büyük bir tuzaktır.
Artık Kur-an'a kulak verme zamanıdır.
Ey insanlar, size bir münadi(haberci)veya bir münafık bir haber getirirse onu araştırın,yoksa bir kavme yada kişiye sataşırsınızda,sonra pişman olursunuz. (Hucurat 6)
Müslüman gençler (Arabistanlı Lawrence'i) anlamadan,içerisine çekilmek istediği oyunu ve kaosu asla anlayamayacaktır.
Sosyal medyaya dikkat etmeliyiz,çünkü hem münadilerin,hem münafıkların,hem kafirleri dost edinenlerin,hem terör sevicilerin,hemde islam coğrafyasını karıştırmak isteyenlerin cirit attığı bir alan haline gelmiştir.





